May 10th, 2012

Ben

Bırak kararsız kal, bırak kafan karışsın. En kötü karar, kararsızlıktan daha iyi değil. Hesapta olmayan mutluluklarını hatırla, hesapladıklarının gerçekleşmemesinden daha güzel değil mi? Yaptığın fedakarlıkları hak etmeyenlere sitem etmek yerine, doğanın sana karşılıksız bağışladıklarını düşün. Yıldızları say, üstüne bir de köşelerini… Değer gördüğün için değil, bu kadar değer verebildiğin için şanslı ol sen. Evinin önündeki ağaçları ziyaret et bir ara, adlarını da öğrenirsin belki… Dünyayı seyre dal, insanın ara sıra eviyle ilgilenmesi gerekir. Yokluğu varlıkla çarp, kendini ekle sonra. Tüm kötülükleri çıkart denkleminden. Ellerinle sev hayatı, dokun bir kuş cıvıltısına veya manavdaki çileklerin kokusuna.

January 1st, 2012

Yine yeni bir yıl yeniden…

Yaşlandıkça mı yeni yıl kutlaması anlamsızlaşıyor, yoksa düzenin dünyası değiştiği için mi böyle hissediyorum karar veremedim. Belki de problem bende. Dün gece sevgilimizle geçirdiğimiz ormantik bir yılbaşı gecesinin orta yerinde uyuyakalmış olduğumdan bugün gerçekten çok yalnız hissediyorum kendimi. Sanki herkes 2012’ye girmiş, beni unutmuşlar, ben 2011’de kalmışım…

“Uyumıycaksınız ulan! Oohoohoo bu gece en az 5’e kadar ayaktayız” yılbaşı gecelerimin baş repliğiyken, dün gece son sözüm “Martini de uyku getiriyomuş di mi?” oldu. Ardından koltukta bir güzel sız… Dracula gibi uyumuşum, eller göbekte kavuştrulmuş, ağız açık. Öteki koltukta da sevgili, aynı pozlarda. Inception gibi, bir kablolarımız eksikti.

Şimdi karşımda ışıkları yanıp sönen, son kullanma tarihi geçmiş ve hüzünlü bir yılbaşı ağacı… Ne çabuk geçiyor koduğumun gecesi? Biletimizi de kontrol ettik, gene amorti bile vurmadı tabii ki, tekrar teşekkürler sevgili milli piyango. 

Bu sefer yeni yıla dair bir sürü beklenti içerisindeyim doğrusu. Yaş kemale erme çalışmaları içerisinde olduğundan, ben de geleceğe dair hayallerim konusunda ısrarcıyım artık… Çaldırdığım fotoğraf makinemi yerine koysam hiç fena olmayacak. En önemlisi de mutlu olduğum yerde olmak; sevdiğim bir işte çalışmak, sevdiğim insanın ve ailemin yanında olmak… Para bana gelmesin, bol bol ihtiyacı olanlara gitsin. Gelecekse de gelme diyemem, bir cazibesi her zaman var kendisinin. 

Yılbaşının ertesi sabahının pazara denk gelmesi de hiç iyi olmadı. Ekstra bir düş kırıklığı pompalanıyor şu an içimde. Size de oldu mu acaba aynısı çok merak ediyorum? Yarın da ekstra ekstra bir pazartesi sendromu olacak büyük ihtimalle. Şimdiden geçmişler olsun, yeni yılınız kutlu olsun.

 

August 24th, 2011
irespectfullydisagree:

Irony (n.) - drawing trees on paper.

irespectfullydisagree:

Irony (n.) - drawing trees on paper.

July 28th, 2011

Yarın ya da bir gün…

Çocukken birçok şeydim ve birçok meslekten… Belki ilgimi çeken renklerin peşinden gidiyordum, belki de komşuda görüp beğendiklerimin… En nihayetinde her an gözlerimi alan bir ışığı kovalamaktı işim, ardında yatanı avcumun içine alabilmek için… Çocukluk diyip geçmeyin; zihnin yaratıcılığı ve kalbin saflığı herşeye gücünün yetebileceğine inandırır tabiatıyla insanı… Kaybetme korkusundan muaf bir ruh, gözleri kapalı çıkar her yola… Bu saf cesarettir ve dünyanın ruhani kirliliğinden dolayı zamanla yitirilir. Bu toyluk değil, kabuğunun altında saklı yaranın ta kendisidir… Ve yüzlerce başarısızlık, on binlerce hayalin yitip gitmesi, dünyanın, toplumun ve ailenin kurallarının beyne iyice yedirilip beynin olağan dönüşümüne uğra(tıl)masından sonra, sonuçta en masumlaştırılmış haliyle düşe kalka körelir zihin ve kalp…

Herşey korkutur; incinmek, yanlış anlaşılmak, kaybetmek, sevmek, nefret etmek, nefes almak, isteklerini kayıtsızca takip etmek, çabalamak, ısrar etmek, çığlık atmak, kahkahalarla gülmek, kendini değiştirmek, geç kalmak, geç yatmak, sır vermek, söz vermek… Bu korkular zindan eder bedeni arzularımıza ve ruh zamanla alışır bu dünyevi işkencelere. Sevmediğimiz işlerden para kazanmaya dönüşür ideallerimiz, yaşamak istemediğimiz şehirlerde en son teknolojiyle rahat etmek olur  mutluluk dediğimiz… Ve huzur, işlek bir caddenin kenarındaki 10 metrekarelik çimenlik alanda, sokak lambalarının ardına gizlenmiş yıldızların altında uzanmaktır.

Hayat, ardına iyelik eki bile koyulamayacak kadar sahipsiz… Biz de şikayetçi ve huzursuz, yine de tıngır mıngır gidiyoruz bir yerlere. Yoldan çıkabilmek için daha neyi beklemeli? Nasıl dönmeli çocukluk ruhlarımıza? 

July 15th, 2011
July 5th, 2011

Expansion by Paige Bradley

Bedenlerimizden öteye gidebilmek; bize biçilmiş kimliklerden, sınıflandırmalardan ve ünvanlardan sıyrılabilmek mümkün mü? Paige Bradley’nin muhteşem heykeli her şeyin özeti… Nasıl da güzel…

Bradley: “From the moment we are born, the world tends to have a container already built for us to fit inside: a social security number, a gender, a race, a profession. I ponder if we are more defined by the container we are in than what we are inside. Would we recognize ourselves if we could expand beyond our bodies?”

April 13th, 2011
Gramerin isyanı, benim de isyanım!! 
Rebellious Grammer.

Gramerin isyanı, benim de isyanım!! 

Rebellious Grammer.

February 27th, 2011

This is an ongoing project called “Back to the Future” by Irina Werning. I loved it!

Same persons with the same clothes on, at the same places… Just a different time.

So emotional, so retro and every detail is almost the same. You should absolutely visit her website: one very amazing photographer.

maj

sdfsa

hj

njm

February 6th, 2011

Qatar, bunlar ne evladım?

2022 Dünya Kupası’nın ev sahibi olacak Katar, misafirperverliği biraz abartmış; “bir kahve içip gideceğiz” desek de, onlarca çeşit yemek hazırlamaya karar vermiş. Dünya kupası için hazırladıkları stad projelerine bir göz atayım dedim, gözlerim kamaştı gerçekten. Alıp boynuma kolye diye takasım var.

Lusail Iconic Stadium - Renklerini yerim.

Doha Port Stadium‘unun 2019’da bitmesi planlanıyormuş.

Al Wakrah Stadium - ilhamını balıkçılıktan ve inci dalışçılığından alıyormuş.

Umm Slal Stadium - tasarımı Arap kalelerinin modern bir yorumu.

January 23rd, 2011

This is a website that you can just listen to the sound of splashing waves and birds.

2 dakika boyunca internette hiçbir şey yapmadan durmanızı isteyen site. Kendinizi dalgaların ve kuşların sesine bırakın…